Evet, balon. Hayır, önemli değil.
Yapay zeka bir balon mu diye soruyorlar. Cevabım: bal gibi balon. Ama bu soru yanlış soru — çünkü balonun patlaması, teknolojinin yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Bir yazılımcının sahadan bakışı.
Şu dilde de var English

Geçen hafta bir yatırım sunumu gördüm. Şirketin yaptığı iş, bir metin kutusuna yazdığınız şeyi alıp bir başka metin kutusuna yazmaktı. Arada yapay zeka vardı. Değerlemesi, benim yaşadığım mahallenin tamamından yüksekti.
Aynı hafta, üç gün sürmesi gereken bir refactor'ı bir öğleden sonrada bitirdim. Arada yine aynı yapay zeka vardı.
İşte tam olarak bu yüzden "balon mu, devrim mi?" sorusu insanları çıldırtıyor. Çünkü ikisi aynı anda oluyor ve kimse bunu tek cümlede söylemek istemiyor. Ben söyleyeyim: balon, teknolojinin değerlendirmesi değil, finansmanının yöntemidir.
Balon olduğunu nereden biliyoruz
Bir balonun teknik göstergesi yoktur, sosyolojik göstergesi vardır. Ve hepsi sahada:
- Ürün tanımı yerine model adı söyleyen şirketler. "Ne yapıyorsunuz?" sorusuna "GPT-5 kullanıyoruz" cevabı, "Ne inşa ediyorsunuz?" sorusuna "çimento" demek gibidir.
- Aynı ürünün adında "AI" olduğu için iki katına çıkan fiyatı. Aynı kod. Aynı sunucu. Yeni etiket.
- Teknik olmayan insanların teknik terimlerle konuşması. 2021'de herkes "cüzdan" diyordu, şimdi herkes "ajan" diyor. Kimse ikisinde de ne demek istediğini bilmiyor.
- Ve en net olanı: kimsenin kâr etmediği, ama herkesin büyüdüğü bir sektör.
Bunların hiçbiri teknolojinin işe yaramadığını göstermiyor. Sadece paranın, teknolojinin olgunlaşmasından daha hızlı hareket ettiğini gösteriyor. Bu da zaten balonun tanımı.
Dot-com'un bıraktığı fatura ve miras
1999'da Pets.com'un bir kukla maskotu vardı ve Super Bowl reklamı verdi. Şirket, halka arzından dokuz ay sonra kapandı. Webvan, internetten market satmak için milyarlarca dolar yaktı ve battı. O dönem Cisco, kısa bir süre dünyanın en değerli şirketi oldu.
Balon patladığında Amazon hisselerinin yaklaşık %90'ını kaybetti. Bugün Amazon'un ne olduğunu biliyorsunuz.
Balon, yanlış şirketleri öldürür. Altyapıyı öldürmez.
Dot-com döneminde telekom şirketleri, asla dolmayacağını düşündüğümüz miktarda fiber optik kablo döşedi. Sonra battılar. Kablolar yerinde kaldı. Ve o "gereksiz" fiber, on yıl sonra video akışını, bulut bilişimi ve bugün elinizde tuttuğunuz her şeyi mümkün kıldı.
Yani Pets.com'un kukla maskotuna verdiğiniz para boşa gitmedi. Sadece size gitmedi.

Peki gerçek olan ne
Ben bir yazılımcıyım. Hype'ı ölçemem ama işimin ne kadar değiştiğini ölçebilirim. Dürüst cevap: çok değişti, ama sandığınız yerden değil.
Yapay zeka benim yerime kod yazmıyor. Yazdığı kodun doğru olup olmadığını hâlâ benim bilmem gerekiyor — ve işin zor kısmı zaten hep o. Değişen şey, bir seferde kafamda tutabildiğim sistemin büyüklüğü. On dosyayı aynı anda düşünebiliyorum. 392 commit'lik bir kod tabanında "bu hata nerede" sorusunu grep'le değil, yapıyla cevaplayabiliyorum.
Karşılığında yeni bir beceri öğrenmek zorunda kaldım: makul olanla doğru olanı ayırmak. Model size her zaman kendinden emin bir cevap verir. Cevabın yanlış olduğunu anlamanın tek yolu, sistemi zaten anlıyor olmanız.
Yani evet, devrim gerçek. Ama devrim "yazılımcılar bitti" devrimi değil. "Bir kişinin taşıyabileceği karmaşıklık arttı" devrimi. Bunlar çok farklı iki cümle ve yatırım sunumları hep birincisini satıyor.
Patladıktan sonra ne kalacak
Sunum yapan şirketlerin çoğu gidecek. "AI destekli" etiketini ürününe yapıştırıp fiyatını ikiye katlayanlar gidecek. Ajan kelimesini bir metin kutusu için kullananlar gidecek.
Gider
- Değerlemeler
- "AI destekli" etiketler
- Ürünsüz sunumlar
- Ajan kelimesi
Kalır
- Kurulan hesaplama gücü
- Ucuzlayan erişim
- Gerçekten üretenler
- Yazılım yazma biçimimiz
Kalacak olanlar şunlar: döşenen hesaplama kapasitesi, ucuzlamış model erişimi, bu araçlarla gerçekten bir şey inşa etmiş insanlar ve — en sıkıcısı, en değerlisi — yazılım üretme biçimimizin sessizce değişmiş olması.
Balon patladığında gazeteler "yapay zeka bitti" yazacak. O sırada birileri, kimsenin bakmadığı bir yerde, ucuzlamış kapasiteyle hiç mümkün olmayan bir şey kuruyor olacak. Her seferinde böyle oldu.
Balon bir yargı değil, bir finansman biçimi. Fatura yatırımcıya, kablolar bize kalıyor.
O yüzden "balon mu?" sorusuna cevabım: evet. Ve ben bu sırada iş yapmaya devam edeceğim, çünkü patlayacak olan şey benim editörümdeki araç değil — birinin slaytındaki değerleme.